Makale : Önemli Bir Münafık Alameti: Dinde Pasifizm -
 
 
 
 
  Pasif bir insan, ahlak ve kişilik olarak şevksiz, çevresindeki olaylara karşı ilgisiz, tepkisiz, insanların sıkıntıları ve sorunları ile ilgilenmeyen, etrafındaki aksaklıklara çözüm arayışı içinde olmayan, kendi içine kapalı, kendi dünyasında yaşayan bir tavır içindedir. Kimi zaman Müslümanlar arasında bulunan bazı insanlar da iman edenlerin imani şevk ve heyecanlarına uymayan bu tür pasif bir hal içinde olabilirler. Bu kişiler Müslümanların yaşadığı yüksek iman heyecanını içlerinde yaşamaz, onların mutluluk ve huzurundan uzak, soğuk ve donuk bir hayat sürerler. Allah (cc)'ın büyüklüğünü ve yüceliğini kavrama, Kuran ahlakını benimseme isteğinde olmadıklarından, din ahlakının yaşanması ve anlatılması amacıyla yapılan her türlü girişimde hep geride kalan, olanları uzaktan izlemekle yetinen bir görüntü sergilerler. Ne yaşantılarında ne de iman anlayışlarında canlı, akılcı ve sağlıklı bir yaklaşımları yoktur.

Sevgi, yakınlık, samimiyet, dostluk, kardeşlik, sadakat, vefa, bağlılık gibi Allah (cc)'ın razı olacağını bildirdiği Müslümanların üstün ahlak özelliklerinden yoksundurlar. Bu kişiler kasten uyguladıkları pasiflikleri, cansız, şevksiz ve donuk kişilikleriyle etraflarındaki insanlara negatif elektrik yayarlar. Soğuk, duyarsız, son derece resmi ve yakınlık kurulması imkansızdır. Hepsinden önemlisi de Allah (cc)’tan gereği gibi korkmayan, sinsi, ikiyüzlü ve içten pazarlıklı bir karaktere sahiptirler. Allah (cc) Kuran'ın, "Şüphesiz içinizden ağır davrananlar vardır. Şayet, size bir musibet isabet edecek olsa: "Doğrusu Allah, bana nimet verdi, çünkü onlarla birlikte olmadım" der." (Nisa Suresi, 72) ayetiyle Müslümanlara bu insanların gerçek yüzleri hakkında bilgi vermiştir.

Allah (cc) Kuran'da yer alan daha birçok ayetle, Müslümanların Kuran ahlakını tebliğ etmedeki şevklerini ve hızlarını ağır davranarak kırmaya çalışan bu yapıdaki insanları müminlere tanıtmıştır. Kuran'da, söz konusu kişilerin bu sinsi sakinliklerinin ve ağırlıklarının altında yatan gerçek niyetlerini, gizli planlarını anlamamızı sağlayan son derece önemli bilgiler verilmiştir.
Ayetlerde verilen bilgiler bu kimselerin en önemli hedeflerinden birinin Müslümanları pasifize edebilmek olduğunu göstermektedir. Bu insanlar kimi zaman müminlerle birlikte yaşayan, iman ettiğini söyleyen ancak münafıkane tavırlar gösteren veya kalplerinde hastalık olan insanlar olabilir. Kimi zaman da henüz imanı tam olarak kavrayamamış, Allah (cc)'ı gereği gibi takdir edemeyen zayıf imanlı kimseler olabilir. Ancak tümünün ortak özelliği, müminlerin arasında olmalarına rağmen din ahlakını anlamakta ve yaşamakta çekimser, gevşek davranmaları; diğer müminlerin de kendileri gibi olmalarını istemeleridir. İçten içe Müslümanların güçlerini zayıflatmak, şevklerini ve heyecanlarını kırmak ister ve müminleri engelleyebilmek için var güçleriyle çalışırlar. Verdikleri sinsi telkinler, olumsuz konuşmalar ve davranışlarıyla da iman edenleri pasifize etmeye çalışabilirler. Tüm bu kişiler, müminleri pasifize etmek için açıkça faaliyette bulunabilecekleri gibi, sinsi ve gizli yöntemler de kullanabilirler. İnkar edenlerle işbirliği yaparak müminlerin aleyhlerinde faaliyet yürütmek isteyebilirler. Böylece, iman edenlerin zarara uğramasını hedeflerler.

Ancak, "Onlar sizi gözetleyip-duruyorlar. Size Allah'tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, mü'minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez. " (Nisa Suresi, 141) ayetiyle de bildirildiği üzere, inkar edenlerin ve münafıkların tüm tuzakları boşa çıkacaktır. Çünkü müminlerin dostu, koruyucusu, velisi ve yol göstericisi tüm varlıkları yaratan ve hepsi üzerinde hakim olan Yüce Allah (cc)’tır. Allah (cc) münafıkların tüm aleyhte faaliyetlerini, daha en başından bozulmaya ve başarısız olmaya mahkum olacak şekilde yaratır.

Bunun yanı sıra Allah (cc) Kuran'da verdiği bilgilerle müminlere münafıkları tanıtarak da bu kimselerin tuzaklarını bozmuştur. Bu insanların hepsinin ortak olan bazı yönleri vardır. Bu alametlerin, söz konusu insanların üzerinde oluşması kaçınılmazdır.

Akıl zayıflığı, ferasetsizlik, tembellik, korkaklık, hainlik, sinsilik, dünya ve mal hırsı, olumsuzluk, sevgisizlik, kibir, kıskançlık gibi bazı temel özellikler, bu kimseler üzerinde yoğun olarak görülür. Dolayısıyla Müslümanların arasında kendilerini gizlediklerini zanneden bu insanlar aslında bu alametleriyle kendilerini tanıtmış olurlar. Ve aleyhteki çabalarıyla hiçbir sonuca ulaşamazlar. Yüce Rabbimiz söz konusu samimiyetsiz kişilerin asla başarıya ulaşmayacaklarını da Kuran'da bildirmektedir.